Eski Kitapçı Nevzat
(Nevzat Güneyer)
1932-1990

Nevzat Güneyer: Eski Karşıyakalılar dışında soyadı pek bilinmezdi. Eski Kitapçı Nevzat yada kısaca Nevzat diye bilinirdi
İzmir'in ilk sahaflarından Eski Kitapçı Nevzat.

İzmir Karşıyaka'da Banka Sokağı'ndaki Eski Kitapçı dükkânıyla her çocuğun hatta belki anne ve babasının kışın ders kitaplarını,
yazın ise Tommiks Teksas almak için ziyaret ettiği kutsal mekânın sahibi, Karşıyaka'nın unutulmaz şahsiyetlerindendi.

Büyükçe dükkânında her kitabı bulmak mümkündü. Aslında "bulmak ne mümkündü" dense daha doğru olurdu zira Kitaplar
o kadar fazlaydı ki bunlar üst üste dururdu, koridorlar labirentler oluştururdu. Alttakilere ulaşmak mümkün olmadığından
üsttekilerle yetinirdik. Bazen kurnazca bir el çabukluğu ile alttan çekmeye cesaret ettiğimizde, kapının girişinde eskimiş kitapları
israil tutkalı (İzmir'de beyaz tutkala böyle denir) ile yapıştırmakla meşgul olan Eski kitapçı Nevzat'ın hala kulaklarımdan gitmeyen
sesi çınlardı: "Alttan çekmeyin". Ara ara bu kitaplar devrilir alttakiler üste çıkardı böyle bir fırsatı yakalamak için sık sık ziyaret
etmek gerekirdi. Eski kitapçı Nevzat'ın dükkânını. Çocuk aklımla Eski kitapçı Nevzat'ın dükkânında dünyadaki her kitabın
bulunduğunu ancak bunun asla bulunamayacak bir yerde gizli olduğuna inanırdım.

Eski Kitapçı Nevzat'ın dükkânı benim için bir ibadethane gibiydi, sayısız kitapla doluydu, üstelik o yıllarda yenisini bile
bulamadığımız yabancı dildeki kitaplar da bulunurdu dükkanında. Tek kural işlerdi alttan çekmemek. Ancak Rahmetli benim
kitaplara olan merakımı bildiğinden olsa gerek benim alttan çekmeme göz yumar ses çıkartmazdı.


Eski Kitapçı Nevzat şimdiki sahaflar gibi kitabı yeni fiyatının %20 aşağısına satmazdı. Eski kitapçı Nevzat neredeyse eski kitapları
bedavaya satardı. O yıllardaki çocuk harçlığımızla yada sattığımız boş şişelerle kucak dolusu kitap alabilirdik. Onları satar, yenilerini
alırdık, bazen de satmaz biriktirir, seri tamamlardık. Ne bilgisayarlarımız vardı ne internetimiz. Biz kitap okurduk. Cep telefonu da
yoktu kontör masrafı da. Envai çeşit giyim mağzaları, kot pantolonlar, spor ayakkabılar, t'shirtler olmadığından giyim masrafımız da olmazdı pek. En fazla bisiklete biner, gazoz içer, çiğdem yer, yaz ise dondurma alır, yazlık sinemaya gider, kalan harçlıklarla da
kitap alırdık.

Eski Kitapçı Nevzat kitapları makul fiyata alırdı. Bazen bir kitabı eline alır sonra kulağına götürür parmağı ile pırrrtttt sayfayı hızlıca
çevirir ve "eksik bunun sayfaları" derdi  ancak yine de kitabı ölü parasına almazdı. O kitabı tamir eder kaplar ve adam ederdi.
Gençliğimizde onun adam ettiği kitapları okuduk ve bizler de adam olduk. Bu gün 10 bine yakın kitabım var bunların bir kısmı
Eski kitapçı Nevzat'tan aldığım kitaplar. Onları her okuduğumda Eski kitapçı Nevzat'ı rahmetle anıyorum.

Ders kitaplarımızı da Eski kitapçı Nevzat'tan alırdık. Zırt pırt değişmezdi o yıllarda ne müfredat ne de kitaplar. Ağabeylerin
kitaplarını kardeşler kullanır, kardeşi olmayan Eski kitapçı Nevzat'a satardı. Kaplama kağıdı ile temizce kaplanmış olan bu kitapların
bu kabı çıkartılır, varsa içine kurşun kalemle yazılmış yazılar silinir ve Eski kitapçı Nevzat tarafından kopuk sayfalar
israil tutkalıyla itinayla yapıştırılır yeniden satışa sunulurdu belki yenisinin onda biri fiyatına.

Yazın Tommiks Teksas tabir edilen çizgi roman satışları hızlanırdı, gerçi ben her zaman Mandrake okurdum. Dükkânın sol arka
dibindeki duvarın üst kısmı silme çizgi roman doluydu hem de belki şimdi olsa milyarlar edecek ilk seriler. Oraya boyumuz
yetmezdi ciğercinin önündeki kediler misali bakardık. Bir sarsıntıda birkaçı aşağı düşse de alsak diye.

Bir gün biz sarsıldık Eski Kitapçı Nevzat'ın vakitsiz ölüm haberini aldığımızda. Bizim için çocukluğumuzda okuduğumuz çizgi
romanların kahramanları ile özdeş, bize okuma zevkini tattıran Eski Kitapçı Nevzat artık yoktu. 2-3 gün önce Tekel sokağındaki
dükkânında ziyaret etmiş, kitaplar almış, muhabbet etmiştim. 1990 Aralığıydı ölüm haberini aldığımda. Bir akrabamı
kaybetmişçesine ağladığım tek insandır Eski Kitapçı Nevzat. Mekânı Cennet olsun.


Yokluğunda seni çok arıyoruz, sana çok şey borçluyuz.


Okan Çetin

Ana Menü


Bana E-Mail atabilirsiniz